|
|
|
|
May 02
ABD'de Barack Obama başkanlığındaki yeni yönetim, internette popüler sosyal paylaşım siteleri MySpace, Twitter ve Facebook'a dahil oldu. ..
Beyaz Saray'ın yeni medya sorumlusu Macon Phillips, Beyaz Saray'ın sosyal paylaşım sitelerindeki sayfalarında bu gruplara katılan kişilerin birbirleriyle konuşabileceğini, böylece onların nelerden söz etiklerini izleyebileceğini söyledi. MySpace, Twitter ve Facebook'taki adresler, Beyaz Saray'ın internet sitesinden de kamuoyuna duyuruldu. Bu sitelerde domuz gribi denilen H1N1 ile mücadele ve diğer konularda güncellenen bilgilere yer verileceği belirtildi.
April 22

Fenerbahçe'nin ezeli rekabette Galatasaray'a karşı kurduğu psikolojik üstünlük, test kitaplarına konu oldu !..
İhtiyaç Yayıncılık adlı eğitim kurumunun, öğretmen adayları için hazırladığı Pedagojik Formasyon test kitapçığında Fenerbahçe- Galatasaray rekabetinin konu edildiği bir soru yer alıyor !..
Soruda, Fenerbahçe'nin Galatasaray'a karşı ezeli rekabette psikolojik üstünlük kurmasından yola çıkılıyor. Soruda, Galatasaraylı futbolcuların "Ne yaparsak yapalım yine kazanamayacağız" şeklinde bir düşünceye kapıldığı varsayılarak; bunun öğrenme teorilerinde neye karşılık geldiği soruluyor.
"Öğrenme teorileri" hakkındaki soru şöyle:
Galatasaraylı futbolcuların Fenerbahçe maçından önce, daha önceki maçlarda aldıkları sonuçlar akıllarına gelmekte (6-0, 4-0, 3-2, 4-3) ve Galatasaraylı futbolcular "Ne yaparsak yapalım yine kazanamayacağız" diyerek, daha az çalışmakta ve yine başarısız olmaktadırlar.
Bu durum, öğrenme teorilerindeki hangi kavrama örnek olabilir?
A) Habercilik B) Tepkisel koşullanma C) Kendini gerçekleştiren kehanet D) Öğrenilmiş çaresizlik E) Sistematik duyarsızlaşma
DOĞRU CEVAP: D Konuyla ilgili olarak Ligtv.com.tr'ye konuşan İhtiyaç Yayıncılık yetkilileri, bu sorunun Öğrenme Psikolojiyle ilgili olduğunu ve Pedagojik Formasyon sınavına hazırlanan öğretmen adayları için hazırladıkları test kitapçığında yer verdiklerini belittiler. Yetkililer "Doğru cevap nedir?" sorumuza ise "D şıkkı" yanıtını verdiler.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=14&ArticleID=1086238&Date=22.04.2009&b=Dersimiz ezeli rekabet&ver=02 (22 Nisan 2009) February 27
Ekonominin sallantıda olduğu bugünlerde hala bir işte çalışanlar da işini kaybedenler kadar huzursuz. İşinizi kaybettiniz ya da henüz değil, her iki durumda da “iş avlamak” durumunda kalabilirsiniz. Bu sallantılı dönemde kendinizi işverenler için çekici hale getirmek her zamankinden daha zor. İşte uzmanlardan pazarlık şansınızı artıracak 8 adım…
1- Adınızı özellikle e-postalarda bir marka gibi kullanın
Özgeçmişinizde kızlık soyadınızı mailinizde yeni soyadınızı kullanarak işverenin kafasını karıştırmayın. Arkadaşlarınızın koyduğu takma isimlerinse profesyonel görünmeyeceğini unutmayın. Değerlendirme ve kariyer danışmanı Marianne Adoradio “Yönetici pozisyonları sevimli e-posta adresleri olanlara gitmez” diyor.
2- İşverenin ihtiyaçlarını karşılayın
Kariyer ve üst düzey yönetici işe alım uzmanı Kathryn Ullrich, “İşverenler yuvarlak delik için yuvarlak çivi ararlar” diyor. Daha önce hiç yapmadığınız yeni bir iş yaparak kendinizi zorlamak isteyebilirsiniz. Ancak işveren için bunun önemi yoktur. Bir işe başvurduğunuz zaman o işe en uygun aday olduğunuzu gösterebilmek için kariyerinizle ilgili iyi bir hikaye anlatabileceğinizden emin olun. Ullrich’e göre “Her şey işverenin ne aradığı ile ilgili.”
3- İnternetteki profilinizi akıllıca oluşturun
Advantage Career Solutions’un sahibi Richard Phillips, “Facebook’a koyduğunuz tüm o aptalca şeyleri silin” diyor. Aynı zamanda sektörünüzle ilgili blog ya da forumlar bulun ve oralardaki tartışmalara yorumlarınızla katılın.
4- Yardım isteyin
Adoradio, “Herkese kendi yerinizde olsalardı ne yapacaklarını sorun. Kendinize bile sormayı aklınıza getiremediğiniz konuları açığa çıkarabilir” diyor.
5- Bir mesleki birlikte aktif hale gelin
Bu aidatlarınızı ödemekten ya da toplantılarda boy göstermekten öte bir şey anlamına geliyor. Kuruma yardımcı olmanın bir yolunu bulun. Örneğin bir panel için kendi alanınızdan profesyonel konuşmacılar organize edin. Yaptığınız değerinizi ve kendinize olan güveninizi artıracak, önemli bağlantılar kurmanızı sağlayacaktır. Ullrich, böylelikle sizi işe alacak kişilerle ilişki geliştirmiş olacağınız söylüyor.
6- Bir eğitim alın ya da sertifika edinin
Eğer size yeni bir beceri edindirecekse çok yardımcı olacaktır. Alanınızda kullanılan ve sizin bilgisine sahip olmadığınız yeni bir teknoloji gibi…
7- İşte yeni bir proje üzerinize alın
Phillips, “Üzerinize aldığınız yeni projede CV’nize ekleyeceğiniz bir şeyler olmalı” diyor. Yazmakta olduğunuz CV çerçevesinde düşünün. CV’nizde olmasını istediğiniz ama olmayan şey nadir?
8- Esnek olun
Çok uzun bir yola girmenizi gerektirecek bir bedel ödemek istemeyebilirsiniz. Ancak gücünüzün birazını bir yöne yöneltmeniz önünüze yeni fırsatlar açabilir. Aynı zamanda sizi çekici bir aday haline getirir çünkü işverene değişimin üstesinden gelebileceğinize dair ipucu verir.
Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr/kariyerim/kariyer_yolunda/kendinizi_pazarlamanin_8_yolu.html (27.02.2009) February 26 Sosyal paylaşım sitesi Facebook, kullanıcılarının kişisel bilgilerini satarak para kazanmaya hazırlanıyor.
İsveçli haftalık bilimsel gazete Metro Teknik'in bu haftaki sayısında konu derinlemesine ele alınırken, Facebook'un yakında kullanıcılarının bilgilerini uluslar arası büyük şirketlere pazarlayarak, bu potansiyeli paraya dönüştürmeyi düşündüğünü kaydetti.
Sunday Telegraph yayınladığı bir haberde; Facebook'un kurucularından Mark Zuckerberg ve kız kardeşi Randi'nin, kullanıcı bilgilerini satma projesini büyük şirketlere açtığı ve onlardan olumlu tepkiler aldığı ifade edildi. Pazarlanan projenin işleyişi ise şöyle olacak: Büyük şirketler Facebook'tan kendi ürünlerini tanıtmak için kitle grupları seçecek ve Facebook onlar için araştırmalar yapacak. Pazarlamanın daha hangi boyutlarda olacağı ve bilgilerin daha nasıl pazarlanacağı konusunda ise net bir bilgi verilmedi. Bu tür haberlerin duyulması ise Facebook kullanıcısı İsveçli bazı gençlerin tepkisine yol açtı.
Sürekli olarak yeni insanların siteye üye olması ve hafıza konusunda maliyet artarken, son günlerde Facebook'un büyük bir mali kriz içinde olduğu yazılan haberde, sadece 2008 yılında 30 milyon Dolar hafıza alanı satın alındığı bilgisine yer verildi. Bu alanın bile hızla tükendiği ve buna sebebin ise kullanıcılarca yüklenen fotoğraf ve videoların hacmi olduğu belirtildi. Ayrıca Facebook'un aylık 1 milyon Dolarlık elektrik faturasının olduğu yazılan haberde, Facebook'un bu maliyetleri kullanıcılar üzerinden karşılamayı düşündüğü belirtildi.
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/10944027.asp?gid=229 (06.02.2009)
January 13
Facebook'ta bir hamburgere satılan arkadaşlar!
Burger King'in düzenlediği Facebook kampanyası, bir hamburger için 10 arkadaşınızı arkadaş listenizden silmenizi gerektiriyor. Burger King'in Facebook'ta başlattığı "Whopper Sacrifice" ("Whopper'a Kurban") adlı kampanya tartışma yarattı. Kampanyaya, Facebook profiline "Whopper Sacrifice" uygulaması yüklenerek katılınıyor. Bu uygulama üzerinden listesine 10 adet arkadaşını silene, Amerika'da piyasa değeri 3.69 dolar olan bir adet Whopper'ı bedava almalarını sağlayan bir kupon yollanıyor. Silinen 10 kişiye de, bir hamburgerin 36.9 sentlik bir parçası karşılığında bir arkadaşlarının listesinden çıkarıldıklarını belirten bir e-posta yollanıyor. Reklamı hazırlayan ajans Crispin Porter + Bogusky'nin yöneticilerinden Bob Reilly, kampanya hakkında "10 kişiyi seçmek zaman alan bir şey. Bu da gözlerin uzun süre marka üstünde kalmasını sağlıyor," şeklinde bir yorum yaptı. Burger King yöneticileri de, kampanyanın arkadaş silmenin "kibarca bir yolu" olduğunu belirtiyor. "Whopper Sacrifice" sitesindeki sayaca göre şu ana kadar bir hamburger karşılığı satılan arkadaş sayısı 207 bin 270'e ulaşmış durumda.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=yasam&KategoriID=&ArticleID=1046432&Date=13.01.2009&b=Facebookta%20bir%20hamburgere%20satilan%20arkadaslar&ver=89 (13.01.2009) November 12
Yurtdışındaki derbi çekişmelerinin kaynaklarının Türkiye'deki derbi çekişmelerinde olmaması düşündürücü değil mi sizce de...
"Dünyanın sayılı derbilerinden olan F.Bahçe-G.Saray çekişmesi için İstanbul'a gelen yabancı basın mensupları çekişmenin anlamını çözemedi. cnn.com'un Fransa editörlerinden Bernard Jugo ile Bundesliga Magazin'den Boris Mardo, iki kulüp arasındaki çekişmenin anlamını çözemediklerini söyledi. Ezeli rekabetlerin daha çok sosyolojik farklılıklardan kaynaklandığına dikkat çeken Bernard Jugo, "İskoçya'da mezhep, İtalya'da siyasi, Fransa'da ve İngiltere'de sınıf farklılıkları derbilere bir anlam yükler. Örneğin Fransa derbisinde Paris Saint Germain, başkentin takımı, daha seçkin bir tarafı temsil eder. Onun rakibi Marsilya ise işçilerin, göçmenlerin, siyahların takımıdır. Ama Türkiye'deki derbilerde böyle sınıfsal farklılıklar olmadığı, buna karşın büyük çekişme yaşandığını biliyorum." diye konuştu. G.Saray'ın Holman, F.Bahçe'nin de Osieck'li döneminde ilk kez Türkiye'ye geldiğini kaydeden Boris Mardo ise iki kulüp arasında etnik, dinsel ve sınıfsal bir farklılığın bulunmadığını vurgulayarak, "F.Bahçe ve G.Saray taraftarları arasında çok sert tartışmalar görüyorum. Bu maçta birbirlerine düşmanmış gibi bakan taraftarların normal hayatlarında bunu sürdürmemeleri güzel bir davranış." ifadelerini kullandı."
October 18
Finans sektörünü içine düştüğü içler acısı durum beraberinde güzel espriler de getirdi. Bankalar battıktan sonra yöneticilerin İngiltere'de ava çıkmalarından sonra finansçıların maillerinde ilginç resimler dolaşmaya başladı.
Bu resimlerin birinde ise çok sayıda Ferrari ve Porsche marka araba bir binanın girişinde park etmiş halinde bulunuyor. Resimin altında ise “Batan Lehman Brothers'ın çalışanları yönetimi protesto etmek için şirket merkezinin girişini tıkamışlar” diye yazıyor.
Bankacılar batarken bile bankanın işini boşaltan yöneticilere tepkilerini bu şekilde gösteriyor
Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=103247&cat=200&dt=2008/10/18 (18.10.2008) October 05
Cep telefonları ile arama yapıldığında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısının kontör kaybına sebep olduğu iddia edildi.Zaman Gazetesi'nin haberine göre; Her arama sırasında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı sebebiyle karşıdaki kullanıcıdan bir kontör düştüğü tespit edildi. Kamudan üst düzey bir yetkili duyum üzerine konuyla ilgili araştırma yaptığını, bilgi almak için başvurduğu cep telefonu şirketlerinin aktif arama sonrasında oluşan kontör kaybını doğruladığını söyledi. Şirketler aynı yetkiliye kontör kaybı yaşamaması için yapması gereken işlemleri de anlatmış. Cep telefonu kullanıcılarının ekranda beliren aktif arama yazısını iptal etmesi gerekiyor. Telefonda sırasıyla ##002# tuşlanarak arama yapılıyor ekranda 'Aktarma iptal edildi' yazısı beliriyor. Bu sayede gelen her aramada ekranda beliren aktif arama yazısı kaldırılıyor.
Aktif aramalar' yazısı iptal edilmediği müddetçe, aranan kişiye ulaşamayanlardan bir kontör düşülüyor. Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarlı ise dinlenen bir saniyelik 'aradığınız kişiye ulaşılamıyor' mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirildiği belirtiliyor. Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör kaybı daha oluyor. Telesekreterin ücretsiz zannedilmesi tüketicileri mağdur ediyor. Telefon şebeke istasyonu yetkilileriyse bilgi almak isteyen kullanıcılara; ##002#'yi arayarak telesekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor. Aboneler "Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor." şikayetinde bulunuyor.
September 03

Dubai'de yükselen dünyanın en uzun binası için Gines Rekorlar Kitabı'nın editörleri bir kez daha rekor yazdı. Nisan ayında dünyanın en uzun binası olarak tescillenen ve ulaşacağı yükseklik bir sır gibi saklanan Burj Dubai, şimdiden 2257 ft'e yani 688 metreye ulaştı. İlk rekorunu geçen yıl kıran bu yıl Nisan ayında da kendi rekorunu egale eden Burj Dubai, Emaar şirketi tarafından geliştiriliyor. İnsan eliyle yapılan en uzun bina olacak olan Burj Dubai çok müthiş bir manzaraya sahip. Hatta öyleki güneşli bir günde 100 mil ötedeki İran'ı bile görmek mümkün. Şu anda 160 kata ulaşan gökdelenin ulaşacağı yükseklik bir sır. ÜStelik bu projede çalışanlardan sadece bir mimar projenin finalini biliyor. 700 metrelik bir uzunluğa ulaşması beklenen Burj Dubai'nin gelecek yıl tamamlanması bekleniyor. Otel, ofis ve apartmanlarda toplam 35 bin kişinin konaklayacağı gökdelende daha pek çok rekorlara ev sahipliği yapacak. Örneğin 76'ıncı kattaki yüzme havuzu da dünyanın en yüksek havuzu olabilecek. Burj Dubai projesinde 5 bin inşaat işçisi görev yapıyor.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=dunya&KategoriID=&ArticleID=986258&Date=03.09.2008&b=Rekor%20ustune%20rekor%20kiriyor&ver=55 (03.09.2008) August 22
Türkiye’de ‘zararlı içerik’ dolayısıyla kapatılan internet sitesi sayısı 853’ü buldu. Telekomünikasyon Kurumu’na (TK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 18 Ağustos 2008 tarihi itibariyle 612’si resen, 241’i de yargı kararıyla olmak üzere toplam 853 internet sitesinin erişimini engellemiş durumda. Sitelerin yasaklanma gerekçelerine bakıldığında “çocukların cinsel istismarı”, “müstehcenlik” ve “Atatürk aleyhine içerik” konuları başı çekiyor.
Video sitelerine kilit 853 yasaklı site arasında “Youtube”, “worldpress.com” ve “dailymotion.com” gibi popüler yabancı adresler de bulunuyor. Öte yandan dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri listesinde ön sıralarda yer alan video sitesi Youtube, Türkiye’de 3.5 aydan bu yana erişim engelli. TK bünyesinde kurulan İnternet Dairesi gerek kendi çalışmaları gerekse ihbar ve şikayet yoluyla, kanunla zararlı görülen içeriği taşıyan siteleri art arda kapatmaya devam ediyor. Buna karşın internet dünyasında yasağa karşı farklı tepkiler oluşmaya başladı. Forum ve bloglarda (online günlük) yasağa karşı yazılı tepkiler büyüyor. Yasağa dikkat çekmek için farklı yöntemleri kullananlar da var.
Biz de yasaklarız! ‘Anafikir.org’ sitesi “Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir” sloganıyla, Türkiye’de uygulanan yasaklara dikkat çekmek için internette kampanya başlattı. ‘Sansuresansur.org’ adresinde de aynı çalışma yürütülüyor. Bu sitenin hazırladığı kodu, kendi internet sitesi ve bloglarına ekleyenlerin yasağa verdiği tepki internette 441 siteyi kapsamış durumda. Geçen ay sonu başlayan ve geçtiğimiz günlerde sona eren bu kampanyada, ‘sinema.com’, ‘zargan.com’, ‘forzabesiktas.com’un da aralarında bulunduğu web siteleri, geçici süreyle de olsa kendilerini ziyaret eden kullanıcılara yasağa karşı duyarlı olunması gerektiği mesajlarını verdi. Türkiye’nin önde gelen internet siteleri böylesine bir kampanyaya destek vermezken, çoğunluğu blog olan 441 adres yasakları gündeme taşımak için çaba harcadı.
Türkiye’de Youtube yasağı 3.5 ayı geçti! YouTube.com, içeriğinde Atatürk’e hakaret bulunan videolardan dolayı ilk kez geçen yılın mart ayında yasaklanmıştı. Sitede zararlı içeriğin temizlenmesinin ardından yasak ortadan kalkmıştı. Ardından yine Atatürk’e hakaret ettiği belirtilen videoların bulunmasıyla, site yeniden kapatıldı. Bu kez Youtube’a üç farklı yasak kararı çıktı. 24 Nisan 2008, 30 Nisan 2008 ve son olarak da 5 Mayıs 2008 tarihli mahkeme kararları kapatmaya hükmetti. Bu üç kapama kararının ikisi zararlı içeriğin kaldırılmasının ardından ortadan kalktı. 5 Mayıs’ta Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin aldığı yasak kararı ise halen uygulanmaya devam ediyor.
Kapatılan 40 site erişime açıldı
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, erişime kapatılan sitelerin 40’ı için engellemeyi kaldırma kararı uygulandığını açıkladı. Öte yandan 25 adet internet sitesi de uyarıldı ve uygun olmayan içeriğin siteden kaldırılması sağlandı. Başkanlığa ulaşan ihbar sayısı ise 21.738’e ulaştı. Bunların 11.494’ü gerekli ihbar olarak değerlendirilerek işleme alındı. Başkanlığa ulaşan ihbarların 10 bin 728’i internet formu aracılığıyla, 467’si e-posta ile, 299’u da telefon aracılığıyla geldi.


Video devi mercek altında! İçeriğinde milyonlarca videoyu bulunduran Youtube’a uygulanan yasak, dünyanın farklı bölgelerinde de uygulanıyor. Brezilya, Fas, Tayland ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu ülkelerde, çeşitli videolar dolayısıyla giriş yasağı alan Youtube, ilgili ülkelerin zararlı gördüğü videoları içeriğinden temizledikten sonra yayınlarına devam ediyor. Youtube’a konan yasak konusunda daha sert davranan ülkeler de bulunuyor. Zararlı gördüğü içerikten dolayı Youtube’a uzun süreden bu yana engel koyan ülkeler ise şöyle sıralanıyor: Çin, İran, Ermenistan, Tunus, Endenozya, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri. Suudi Arabistan’da ise otomatik engelleme uygulaması var.
Youtube cephesinden neden ses çıkmıyor? ABD’li yeni ekonomi devi Google’ın satın aldığı video sitesi Youtube, Türkiye’de uygulanan engellemeyle ilgili olarak henüz etkili bir adım atmadı. Önce Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ardından da Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’in Youtube’un Türkiye’de yetki belgesi alıp, ofis kurararak çalışması gerektiğini açıklamasının ardından konuyla ilgili bir beklenti oluşmuştu.
Hatta Youtube’un bazı ülkelerde olduğu gibi, yerelleştirme çalışması yaparak ‘youtube.com.tr’ adresinden, zararlı içeriği başlangıçta engelleyerek yayın yapacağı belirtiliyordu. Google Türkiye ofisinden konuyla ilgili detaylı bilgi verilmiyor. Telekomünikasyon Kurumu’nun üst düzey yetkililerinden alınan bilgiler ise, Youtube’un kurum tarafına bu konuda henüz bir yanıt vermediğini ortaya koyuyor. Yetkililer bu yüzden de şu anda uygulanan yasağın yakın dönemde kalkmasını beklemiyorlar.
Erişim yasağını kaldırmak kolay! Youtube’a uygulanan erişim yasağı, bu engelin kolaylıkla aşılmasını sağlayan internet sitelerinin popülerliğini artırdı. Erişim engeli konulan sitelere giriş izni veren bu adresler, web trafiğini yansıtan Alexa.com’a göre Türkiye’de çıkışa geçti. “Ktunnel.com” Türkiye’de en çok ziyaret edilen ilk 100 listesinde 37. sıraya yerleşirken, onun rakibi “Vtunnel.com” da 41. sırada yer aldı. Öte yandan Türkiye’de yasaklı listesinde yer alan Youtube, Alexa sıralamasında 17. sırada bulunuyor. Listedeki bu rakam Türkiye’de halen birçok kullanıcının, farklı yöntemler kullanarak Youtube’a erişim sağladığına işaret ediyor.
Kapatmanın 2 yolu Sitelere uygulanan erişim engelemesi kararında iki farklı yol kullanılıyor. Bunlardan birisi “alan adı üzerinden erişim engelleme”, ikincisi ise ‘IP adresinden erişim engelleme”. Türkiye’de uygulanan yasaklarda başlangıçta birinci yöntem kullanılıyordu. Buna karşın kullanıcılar bilgisayar ayarlarında yaptıkları basit bir değişiklikle, vekil sunucu üzerinden yasaklı sitelere ulaşıyorlardı. Son dönemde uygulanan yasaklar ise IP tabanlı olarak uygulanıyor. IP adresleri ve giden trafiğin önü internet servis sağlayıcı tarafından kesiliyor. Bu yöntemi aşmak için ise internette bazı adresler bulunuyor.
KAYNAK: http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=ekonomi&ArticleID=981311&Date=22.08.2008&b=İNTERNET%20KARARIYOR! (22.08.2008)
August 17 Herkesin sorusuna cevap verilmeyebilir ama en azından kimin sorusuna cevap vermek gerektiği iyi bilinmeli...
"Yeni Şafak gazetesi yazarı Bekir Hazar'ın dün köşesinde aktardığına göre olay şöyle yaşandı: İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Mustafa Karataş'a, “Zararlı siteleri hackelemek caiz midir?” diye soru soran hacker, bir cevap alamadı. Aradan bir süre geçtikten sonra Doç. Dr. Karataş, kişisel sitesine baktığında siteye girilemediğini gördü. Karataş, yaptığı araştırma sonucunda, sitesinin, kısa süre önce yanıt vermediği hacker tarafından hacklendiğini öğrendi. Karataş'ın sitesi yapılan çalışmaların ardından yeniden hizmete açıldı."
August 06 E-ticaret siteleri yavaş yavaş batmaya başladı. Bunlardan sonuncusu da Weblebi.com oldu. Bu sıralar internetten alışveriş yapanlar daha dikkatli davranmalılar... Umarım bu uyarı dikkate alınıp doğru ve güvenilir siteler tercih edilir...
"Weblebi.com Kapandı!: Bir süredir söylenti olarak dolaşanlar gerçeğe dönüştü ve Türkiye'nin en büyük ikinci alışveriş sitesi Weblebi.com iflas etti. Temmuz ayında başlayan ve Ağustos ayında sayısı giderek çoğalan şikayet mesajları korkulanı gerçeğe dönüştürdü ve Weblebi.com, iflas etti. Bu durum, Türkiye'nin gelişmekte olan online alışveriş serüvenine de kara bir leke olarak kayıtlara geçti. Bir süredir, müşterilerine cevap vermeyen site, bugünden itibaren yayınını da durdurdu ve sitesine bir açıklama ekledi."
Kaynak: http://shiftdelete.net/site/200808055155/Weblebi.com-Kapandi.html (06.08.2008)
June 27 Suya düşen cep telefonları ilginç yöntemlerle kurtarılabiliyor. Islanan telefonların içindeki su, havayla çok fazla temas etmeden hızlı bir şekilde temizlenebilirse cihazın yeniden çalışması mümkün olabiliyor. Üretici firmaların, garanti kapsamına almadığı ıslanma durumlarında kullanıcının ilk olarak, cihaz fişe takılıysa kısa devre yapmaması için fişi çıkarması değilse aynı riskten dolayı cihazla pilin birbirinden ayırması ardından da SIM kartı çıkartması gerekiyor. Bir çok durumda cihaz ıslansa bile SIM kartlar çalışmaya devam ediyor. Cihazın pili ve SIM kartı çıkarıldıktan sonra kuru bir bezle hızlı şekilde kurulanması gerekiyor. Cihaz içerisindeki nemin doğal bir şekilde buharlaşması durumunda telefonun ''kurtulma'' ihtimali daha fazla bulunuyor. Cep telefonunun içerisindeki nemi buharlaştırmanın en iyi yolu, bir elektrik süpürgesi ile içine, ortamdaki havanın üflenmesi ya da çekiş özelliği olan bir elektrik süpürgesi ile içerideki havanın dışarı çıkarılması. Ancak saç kurutma makinesinin kullanılmaması gerekiyor. Çoğu saç kurutma makinesi, 'soğuk üfleme' modunda dahi ortamdaki havadan daha sıcak bir havayı makinenin içerisine üflediği için entegre ve lehimlere zarar verebiliyor. Bunun sonucunda cihaza pil takıldığı an telefon kısa devre yapabiliyor. Kurulandığı halde içinde hala nem olan cep telefonlarını tamamen kurutmanın en iyi yolu ise pirinç taneleri ile dolu bir kavanozun ortasına koyup ağzını kapatmak ve en az bir gün bekletmek. Pirinç taneleri ortamdaki nemi hızla emebiliyor. Kullanıcıların, saç kurutma makineleri, mikrodalga fırınlar ve doğrudan güneş ışığından kaçınması gerekiyor. Öte yandan cihazların ''tuvalete düşürülmediği sürece'' de alkolle temizlenmemesi gerekiyor. Solvent içerikli olan alkol, cihaz içindeki plastik bağlantıları eritebiliyor. Bunun yerine hırdavatçılardan temin edebilen ''Denature'' alkol kullanılabilir. Telefonunu denize düşürenlerin, cihazı sudan çıkarıp bu sefer tatlı suya bırakmaları daha sonra oradan da çıkarıp kurulamaları gerekiyor. Çünkü tuzlu su barındırdığı kristallerden dolayı cihazın bazı parçalarına zarar verebiliyor. GİZLİ İŞARETLERBirçok kullanıcının, suya düşürdüğü için çalışmayan telefonlarını değiştirmek istemelerinin ardından üretici firmalar, uzun bir süredir cihazın hem dışına hem de içine garanti etiketleri yerleştirmeye başladı. Su ile temas ettikleri zaman renk değiştiren bu etiketler sayesinde yetkili servis, telefonun içini açmadan dahi suya düşürüldüğünü anlayabiliyor. Birçok telefonun içinde de gizli işaretler bulunuyor. Bu işaretler, telefon ıslandıktan sonra dışındaki etiket değiştirilse bile cihazın ıslandığını tespit edebiliyor. Kaynak: http://www.sabah.com.tr/haber,7F320B99BA85462BA94A90A3F44DC71E.html (27.06.2008)
|
|